Sorgulama

Ölümsüzlük Mümkün mü? Neuralink Bize Ne Getirecek?

Canlının iki temel amacı vardır: Hayatta kalmak ve üremek. Ancak biz insanlara baktığımızda bu amaçtan fazlası olduğunu görmek zor değil. İnsan var olduğundan beri kendi hayatını kolaylaştırmayı da amaç edinmiştir ve şimdilerde bunun adına teknoloji diyoruz.

Bu amaç yaşadığımız dönemde bir ihtiyaçtan fazlası haline geldi. Teknoloji artık bizim için onsuz hayatımızı devam ettiremeyeceğimiz bir konumda. Teknolojinin bize sunduklarına ne kadar bağlandığımızı görmek için kendinize bakmanız yeterli.

Günümüzde teknolojinin çok ilerlediği ve gün geçtikçe daha da ilerleyeceği bariz şekilde belli. İleride ise bu teknolojinin bilim-kurgu filmlerindeki gibi olacağını söylersem abartmış da olmam. Uzağa bakmamıza çok da gerek yok. Birkaç ay öncesinde Elon Musk Neuralink çalışmalarını tanıttı. Musk’ın yapmış olduğu açıklamalara göre bu çipin bir lazer göz ameliyatı kadar kolay, sadece dakikalar içerisinde takılacağı söyleniyor. İnsan kafatasına açılacak 2 mm’lik bir delikten beynimizin içine yerleştirilecek. Gelecekte yapay zekanın insan zekasını çok geride bırakacağını ve gezegenin kontrolünü yapay zekanın ele geçirebileceğini düşünen Elon Musk, bu durumla başa çıkmanın en büyük yardımcısı olarak da bu çipi tanıttı ve savundu.

Neuralink bize neler sunacak? Çipi taktıran kişiler telefon, tablet kullanmadan sadece düşünce yoluyla haberleşebilecekler. Kalabalık bir ortamda telepatik bir şekilde iletişim kurulabilecek. İstenilen dil belki de istenilen bilgi beyne yüklenebilecek. Yaşanılan olaylar hatıra olarak kaydedilebilecek. Sıcaklık ve basınç değerleri ölçülebilecek. Vücuttaki oluşabilecek rahatsızlıkları erkenden teşhis edebilecek. Bluetooth özelliği olan çoğu cihaz düşünce yoluyla kontrol edebilecek. Artırılmış gerçeklik cihazlarına gerek kalmadan düşünce yoluyla istenilebilen bir hayat yaşanabilecek. Birçok sinir hastalıklarını ve görme bozukluklarını düzeltebilecek. Akıllı protezler düşünce yoluyla kullanılabilecek. Bunları sayarken ben de etkilendim. İnsanlığın yapmış olduğu en büyük buluş olabilecek kapasiteye sahip bu teknoloji akla acaba bir zararı var mı sorusunu da getiriyor. Açıklamalara göre zararı olmadığı söylense de ne zaman bize olabilecek sorunları söylediler ki?

İlk oluşabilecek sorun belki de çoğumuzun aklına gelecek olan “Çip acaba hacklenebilir mi?” sorusu. Açıklamaya göre çipin hacklenemez olduğu söylense de birçok kişiden duyduğum fikir her cihazın hacklenme ihtimalinin bulunduğuydu. Ufak bir ihtimal de olsa bunun mümkün olacağını tahmin ediyoruz. Hacklenme durumunda nelerin mümkün olacağını şu an sadece tahmin edebiliriz. Beynimize bağlı bir çipin hacklenmesi sonucu gördüklerimiz, anılarımız, bilgilerimiz, karşı tarafa geçebilir ve bu gayet de kötüye kullanılabilir. Ki bu sadece iyimser bir düşünce.

İkinci oluşabilecek sorun bizi korkutabilecek bir sorun. Neuralink tanıtımı domuz üzerinde yapıldı. Domuzlardan biri saman yemeden önce etrafı koklarken beyin aktiviteleri yerleştirilen çip aracılığıyla bir grafiğe aktarıldı ve ileride hayvanın ne yapması gerektiği hayvana bir tür his yolu ile aktarılabilir de dendi. Çip yerleştirilmiş olan insanların ne düşündüğü, ne hissettiği ele geçirilebilecek hatta insanların çip aracılığıyla yönlendirilebileceği de söyleniyor. Bu da karar verme yetkimizin çip aracılığıyla elimizden alınabileceği anlamına geliyor. Aklıma açıkçası “kovan zihin” denilen kavram geldi. Kovan zihin canlı organizma ile makinelerin birleşmesinden doğan bir posthuman türüdür. Bir kovan zihin, birçok zihnin teknoloji yoluyla birleşiminden oluşur. Ortada birey yoktur, zihinlerin toplamı olan bir üst zihin vardır. Yani yıllar önce ortaya çıkmış bu düşünce Neuralink ile mümkün olabilir. Bunu isteyeceğimizi de pek sanmıyorum.

İleride bu teknolojinin yaygınlaşmaya başlayacağı dönemde oluşabilecek bir statü algısının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Neuralink’in bize sundukları bizi ileri götüreceği, hastalıklarımızı iyileştireceği, bilgi öğrenmeyi aşırı kolaylaştıracağı için taktırmak çok daha mantıklı gelebilir. Bu sayede çipi taktıran ve taktırmayan arasında büyük bir fark oluşacaktır. Nasılsa bugün Apple marka kullanıldığında üst sınıf ve zengin algısı oluşuyorsa, Neuralink kullanan kişi de benzer bir durum içinde olacak. Yani üstün ve çağdaş sayılacak. Neuralink kullanmayan kişiler ise çağ dışı, gerici bir sınıf olarak görülecek. Yani bir tür sınıf ayrımı oluşacak.

Elon Musk’ın yanında onun kadar büyük bir şeye girişen ancak daha büyük bir hedefi olan Dmitri İtskov’u görüyoruz. İddiasına göre 2045 yılında ölümsüzlük mümkün olacak. Nasıl? Dmitri bunu insan beynindeki bilgilerin, karakterin ve bilincin teknoloji yardımıyla yeni bir bedene aktarımı şeklinde tanımlıyor. Her ne kadar birçok kişiye uçuk gelse de buna inanan, mümkün olacağını düşünen kişiler de var. Buna Google da dahil. Günümüzün en değerli 10 şirketi içinde olan Google’ın da yatırımını alınca inanmayan kişilerin de duraksayıp “Acaba mümkün mü?” demesi gayet normal. Koskoca Google yatırım yaptıysa vardır bir bildiği diyebiliriz.

Bu ölümsüzlük hedefinin bana garip kalan tarafı zihnin biyolojik değil mekanik bir bedene yükleneceğiydi. İnsani özellikleri kaybetmeye meraklı olmalarına hak veriyorum. Hastalıklar, acılar, duygular gibi unsurlar ortadan kalkıyor ancak bunlarla birlikte artık insanlık da kaybediliyor. Onun yerine gelecekte zaten hastalıkların önüne bir şekilde geçilebileceği fikri bende var. Örnek olarak Neuralink zaten bunun önüne geçmeyi vadediyor. Yani mekanik beden fikri bana uçuk geldi. Onun dışında bu ölümsüzlüğün olabilirliğine gelecek olursam bence mümkün. Neuralink’in daha da gelişmiş halinde zihnin depo edilebilme ihtimali de bence bulunuyor. Bu sayede Dmitri’nin hedeflediği ölümsüzlük de mümkün oluyor. Bu ölümsüzlük ve zihnin depo edilmesi Altered Carbon dizisinin anlattığı bir konu. Eğer gelecekte bu teknoloji insanlığı ne hale getirecek merak ediyorsanız bu dizi sizin bu merakınızı giderecektir.

Kaçınılmaz gelecek bizim elimizde bulunan en insani özelliğimizi ve en sert gerçeği elimizden alacak gibi gözüküyor. Yani ölüm… Korkunun da kaynağı ölüm olduğundan dolayı ne bir duygu kalacaktır ne de çekince. Ölüm korkusu elimizden alınınca insan olarak kalmayacağız. Nasıl olur, neye dönüşürüz bilmiyorum. Aslına bakarsanız bilmek de istemiyorum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir