Sorgulama

Netflix Haddini Aştı

Geçtiğimiz haftalarda hepimizin muhtemelen gördüğü bir olay var. Netflix Minnoşlar adında bir film çıkarıyor. Her zaman yaptığı şey sıkıntı yok demek isterdim ama var gibi. Filmin afişine ve fragmanına baktığımızda bir şeyler bizi rahatsız ediyor. En azından etmeli. Oradan birkaç kişi “Ya Netflix bu istediğini izlersin seni zorlayan yok.” diyebilir. Ancak o iş öyle olmuyor. Bir de şu açıdan bakalım. Herkes istediğini izleyebilir mi? Peki para verdiği için bu gerçek değişebilir mi? Hayır. Böyle diyen arkadaşları biraz düşünmeye ve sorgulamaya davet ediyorum. Özgür Zihin yazıma bakarak sorgulamanın nasıl yapıldığını öğrenebilir ve en azından deneyerek insanlığa biraz da olsa yaklaşabilirsiniz.

İsteyen istediğini izler cümlesinin tehlikesini fark etmenizi istiyorum. Bu filmin de tam olarak ne olduğunu ve ne olabileceğini de. En azından bizim için değil ancak başka sorunlu ve hastalıklı zihinler için oluşturduğu potansiyelin farkına varın. Normalde bildiğimiz üzere böyle şeyler yasak. Tabii yasak bunu söylemem bile aptalca. Ancak yasak bir şeye böyle kolay bir şekilde sadece aylık para vererek üstelik legal bir şekilde ulaşmasının tehlikesini fark ettiniz mi? Bu hastalığı savunan hastalıklı zihinleri de görmüş biri olarak söylüyorum. Dünya nereye gidiyor?

Biraz da filme dönelim. Geçtiğimiz aylarda Netflix eylül ayında gelecek bu filmi duyurdu. Fransız yapımı olan bu film 11 yaşındaki Müslüman bir kızın aynı yaşlardaki küçük kızlarla twerk dansı yapmasını ve geleneklerine karşı gelmesini anlatıyor. Twerkün ne olduğunu anlatmaya gerek duymuyorum ama yine de gelin tam tanımı nasılmış bir bakalım.

Tanıma baktığımızda altını çizmemin nedeni görmemeyi diretenlere fark ettirmek. Filmin tanıtım afişinin altında yazan tanıtım yazısına da bir bakalım.

Açıklamayı size tekrar açıklamaya gerek duymuyorum. Sosyal medyada iyice yayıldığında tüm dünyada Netflix büyük bir tepki aldı. Ödül almış bu filme yakışmadığını söyleyerek afişi ve açıklamayı değiştirdi. Yayımlamaktan vazgeçmedi.

Netflix’in filmin afişini değiştirmesi, twerk kelimesini “kendine has tarzı ile dans” olarak değiştirmesi ve dişilik kelimesini kaldırmasının filmin içeriğini değiştirmediğinin farkında olduğundan emin değilim. Bu filmin bir de ödül alması daha da garip. Geçtiğimiz yıl çocuk istismarından hapse giren adamın kurucusu olduğu Sundance Festivalinden ödül alması daha da garip. Filmin yönetmeninin açıklaması çok daha garip. Kendisine göre daha önce sosyal medyada “danslar” yapıp 400 bin izlenen görmüş ve bu filmle onları anlamaya çalışmış. Empati kurmanın kesinlikle en garip yolu diyebilirim. Bu açıklamanın aptallığı her okuduğumda artıyor.

Bunlarla da kalmayan Netflix bu filmi sanki böyle işlere sadece İslam karşıymış gibi gösterip bunun da üstüne bu filmi din kategorisine koymuş. Gelenek adı altında da muhtemelen Müslümanlık ve onun getirdikleri kastediliyor. Müslümanlığı bu açıdan da gerici ve yobaz demekle kalmayıp gelenek denilen şeylerin hepsine gerici demek de büyük bir cesaret ister. “Korona Virüs Bizi Neye Hazırlıyor?” yazımda da bahsettiğim gibi birileri bizi geleneklerimizden koparmak istiyor. Bu sadece gelenek değil. Toplum olarak kenetlenmemizi sağlayan her bir unsur teker teker yok oluyor. Bunu siz de hissediyorsunuz. Ancak bu konuya ayrıntılı şekilde başka bir yazımda değineceğim.

İronik kısımlar da bitmiyor. Film +18 olmasına rağmen kurgudaki karakterler 11 yaşında ve başrol ise 14 yaşında. Her bir cümlemde sinirlendiğimi söylemeliyim. Bu konudan bahsetmek zorunda kalmak bile beni sinirlendiriyor. Koskoca şirket buna nasıl izin veriyor hala anlamıyorum. Onca tepkiye rağmen, Youtube’daki fragmanı 1,5 milyon dislike almış olmasına rağmen filmi çıkarmakta ısrar etmesi Netflix’in acaba kalitesi gittikçe düşüyor mu diye, bana düşündürmedi değil.

Geçtiğimiz yıl Youtube böyle hastalıklı zihinlerin önüne geçmek, daha doğrusu bu zihinlerin kendi sitelerinden uzaklaştırmak ve onların önüne içerik sunmamak için bir yasa çıkarttı. Bu yasanın adı COPPA. Çocukların çevrimiçi gizliliğini koruma yasası olarak geçen bu yasa her ne kadar Youtube tarafından sert bir şekilde uygulansa da yapılmasının geç kalındığını gördüğüm bir yasa. Bu yasaya göre Youtuberlar videolarını çocuklara özel veya yönelikse video ayarlarından işaretlemeli. O videonun bildirimleri, yorumları, bilgi kartları, bitiş ekranı gibi çoğu şey devre dışı bırakılıyor. Ayrıca bu videolar oynatma listelerine eklenmiyor. Federal Ticaret Komisyonu videonun çocuklara yönelik olduğunu düşünürse ve video öyle işaretlenmemişse video başı 42 000 dolar ceza uygulanıyor. Görüldüğü üzere Youtube’un bu yasayı ne kadar ciddiye aldığı belli. Youtuberlar açısından bu kurallar zorlayıcı belki de stres yapıcı olabilir.

Bir de şu açıdan bakalım. O hastalıklı zihinler böyle çocuk videolarında yorumlarda birbirlerine dakika ve saniye verirken Youtube’un buna sessiz kalmaması beni mutlu etmişti. Netflix aynı davranışı sergilemiyor. İki büyük şirket ve aralarındaki bu davranış farkının nedenini bilmiyorum. Size Netflix’i kullanmayı bırakın demiyorum. Zaten ben de kullanıyorum ve muhtemelen de kullanmaya devam edeceğim. Sizden isteğim bu gibi şeyleri gördüğünüzde veya fark ettiğinizde sessiz kalmamanız. Sessiz kaldığınız her saniyeden pişman olmamanız için bu gibi şeylere tepki göstermeliyiz. Tabii aşırıya kaçmadan. Topluluğun gücünün onlar da farkında ve hala bir şansımız var. Bu yüzden lütfen gözünüzü açın ve etrafa bakın. Neler gördüğünüze siz bile şaşıracaksınız.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir